“Sürgünden Öte” isimli roman Ali Rıza Arıcan tarafından yazılmış. Yazarın şimdiye kadar sekiz on civarında yayınlanmış kitabı var ve bunların bir kısmını okuma fırsatım da oldu. Pasifik Öyküleri, Puslu Kentin Mavisi, Buz, Tokcay’ın Son Günü adlı kitaplar bunlardan ilk hatırladıklarım. Hatta blogumun önceki sayfalarında “Tokcay’ın Son Günü” adlı kitaba ilişkin satırlarımı bulabilirsiniz.
Hepimiz bir romanı, ya da şiir kitabını okuduğumuzda onu birileri ile kıyaslamaya ya da birileri ile benzerlikler bulmaya çalışırız. “Bu şiirde Nazım ya da Orhan Veli kokusu var, bu romanda Yaşar Kemal tarzı var” gibi değerlendirmeler yapılır. Ali Rıza Arıcan’ın kitaplarına bu noktadan baktığımızda bana göre bu eserler için farklı, sıra dışı, özgün, değişik gibi sözcükleri kullanmak daha uygun olur. Ama illa bir kıyas yapılacaksa “Sürgünden Öte” kitabı için hafiften sanki bir Orhan Pamuk esintisi var denebilir. Bir sayfa uzunluğundaki bir cümlesini okurken bu geldi aklıma birden. Ancak Orhan Pamuk’un daha kolay okunanı şeklindeki ayrıntıyı da eklemem gerekir. Çünkü Orhan Pamuk’un bazı kitaplarını okuduğumda çok zorlandığım olmuştur. Özellikle “Benim Adım Kırmızı “ romanını buna örnek gösterebilirim.
Continue reading “BİRAZ DA KİTAP / SÜRGÜNDEN ÖTE”